Bir Yılda İki Kurban Bayramı

Mevlüt Yiğit

15-10-2013 07:00


Bir yılda iki Kurban Bayramı yaşanır mı? 

Biz zamanında yaşadık. Tarihler miladi 2000 yılını gösteriyordu. 7 ocakta Mersin'de soğuk değil ama serin bir Çukurova mevsimiydi. Mersin İhsaniye mahallesinde çatısı dam olan bir camiye namaza gittik. Çatısı dam olunca mersinliler onun üzerine bir de geçici çatı yapıp metal çatıya çinko kaplama klasik çatı yapmışlar. Bir camilik cemaat yeri kazanmışlar. Ben de sabah namazını evde kıldım. Camiye sadece Bayram namazı kılmak için gittiğimde alt taraf dolmuş, sadece üst katta, yani çatı altında yer kalmıştı.

'Allah kabul etsin' deyip orada namazı beklerken bir yandan da Tarsus-Ataş tarafından güneşin yüzümüze gelmesiyle biraz da olsun ısınıyorduk aslında. Gerçi Mersin şehir içi biraz bulutluydu. Yağmur havası da hiç yoktu aslında. 

Vakit girdi, imam klasik bayram namazı tarifini yaptıktan sonra namazı kıldırdı. Biz de beraber kıldık. 

Selam verdiğimizde hutbeye geçtik ki bir taraftan güneş yüzümüze vurmaya devam ederken bir taraftan da şiddetli bir rahmet başladı. Hiç yağmur yağacak gibi değildi. Ama Rahmet-i İlahi coşmuştu. Sanki her zaman secdeye varmayan başlar secdeye varınca -velev ki bayramdan bayrama da olsa- rahmeti ilahi coştu bir anda... Biz hutbeyi dinledikçe yağmur yağdı. Herkes yağmura hazırlıksız şemsiyesiz çıkmıştı evinden. Eve giderken fana ıslanacağız düşüncesine kapıldı. 

Öyle olmadı. Rahmet sadece bayram namazının yoğunlukla kılındığı Mersin şehir içine yağmıştı. Biz bayramlaşıp camiden çıkarken ise rahmet bu sefer insanların evine ıslanmadan gidebilmesi için ara vermişti.

Rahmet-i İlahi'nin bu coşkusunu her bayram namazında -hele de Kurban Bayramı ise- hatırlar dururum.

İkinci Kurban bayramını ise, 27 Aralık 2000 tarihinde idrak ettik.  

Bu vesileyle herkesin Kurban Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum... 

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
1
Burak Tahir Bilici
Mevlüt Yiğit
Öğr. Gör. Ahmet Yaşar ZENGİN