Türkiye ile Almanya, İki Dost Ülke Olmaya Devam Edecek

Total Views : 508
Zoom In Zoom Out Read Later Print

AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “Bundan 58 yıl önce “misafir işçi” olarak Almanya’ya gidenler, bütün dünyaya “iki vatanlı olmak”, iki ülkeye aynı oranda bağlı olmak, iki ülkenin de asli unsuru olabilmek gerçeğini göstermiştir” dedi.

İSTANBUL (e-ha) AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “Bundan 58 yıl önce“ misafir işçi ”olarak Almanya'ya gidenler, bütün dünyaya“ iki vatanlı olmak ”, iki ülkeye aynı fiyata bağlı olmak, yapıyor ”dedi.

e-Haber Ajansı (e-ha) editörünün kaynakağından yönlendirildiği sırada; AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, “Bundan 58 yıl önce“ misafir işçi ”olarak Almanya'ya gidenler, bütün dünyaya“ iki vatanlı olmak ”, iki ülkeye aynı oranda bağlı olmak, iki şeyi de aslı unsuru olabilmek, onu götürüyor. ”dedi. Yeneroğlu açıklamasında müşteri memnuniyeti dile getirdi:

“Yüzyıllar boyu şaşırtıcı insan hareketliliklerinin sergilendiği kocaman bir sahne olan dünyamızda, bizim için en önemli göç hikayelerinden biri Almanya'daki yurttaşlarımızdır. Almanya'daki yurttaşlarımız, insanlık tarihine çok kısa sayılabilecekler, 58 yıl gibi bir yerde Almanya'nın aslı unsurları olduğu yerdelar. Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması neticesinde bugün Almanya'da sayısı 3,5 milyona ulaşan bir Türk topluluğu oluşmuştur. Bugün Almanya'da yaşayan milyonlarca yurttaşımızdan biri, işgücüyle, zanaatıyla, sanatıyla, kültürel zenginliğiyle Alman toplumuna çevreyi içeren ve çevreyi devam ettirebiliyoruz.

Almanya'daki Türk topluluğu, Türkiye ile Almanya'yı geri dönüşü olmayan ortamda dostça birlikte bağlandı. 31 Ekim tarihinde imzalanan anlaşmayla Almanya, Türkiye'nin sınır komşularına, “gönül komşusu” olarak eklenmiştir. İki ülke arasındaki bu “gönül komşuluğu” öyle sıkı bağlarla örtü ki; talihsiz krizler, bu gerçeği değiştirilmedi.

Bundan 58 yıl önce “misafir işçi” olarak Almanya'ya gidenler, bütün dünyaya “iki vatanlı olmak”, iki ülkeye aynı oranda bağlı olmak üzere oluyor. Sadece senede bir kez izine Türkiye'ye gelmeleriyle değil; kültürel, siyasi ve toplumsal mevcudiyetleriyle de; yani dünyada bedenen değil, Almanya'da yurttaşlarımızda sınırların açık olması, ruhen ve aklen de yok, ülkeler çözülmez bir şekilde bağlı olabilir. Bugün Almanya'daki yurttaşlarımız, göç, vatan, aidiyet gibi yerlerde tepetaklak eden, bu şekilde sosyal bilimler ve edebiyat literatürüne giren mümtaz bir topluluktur. Sadece Almanya'daki değil, aynı zamanda dünyanın her yerinde yaşayan yurttaşlarımızın hikayesi, bizim ortak hikayemizdir. Uzak meseleleri bizim gündemimizde. Batı toplumlarında kronik bir hastalığa dönüşmek üzere olan ırkçı temayüller, oralarda yaşayan vatandaşlarımız olduğu; bizim de öncelikli sorunlarımız arasında yer almayı. Yurtdışında azınlıklara yönelik asimilasyon politikaları, dünyanın ortak vicdanıyla birlikte mücadele etmemiz gereken bir gündem maddesi hâline geliyor.

Bütün bu sebeplerden bazıları, Almanya'daki yurttaşlarımızın hikayelerine bağlı olanlardan bazılarını, onlardan uzaklaşmadan önce sistemimizi harekete geçiriyorlarsa, bu yüzden onlardan biriyle nadiren hatırlamak yerine, her zaman gündemimizde tutmaya her şeyiden çok ihtiyacımız var.

Bu bilinçle, Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması neticesinde şu anda bu süreçte, karmaşık ırkçı saldırılar sonucu hayatını kaybetmiş yurttaşlarımızı ve bugünün tarihini alınterleriyle yazmış büyüklerimizi anlayın; ülkede meclisimiz olmak ülkede kamuoyumuzu, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın hikayelerine kulaklarınızı davet ediyorum. ”

e-Haber Ajansı (e-ha)