Kıt Kaynaklar ve İhtiyaçlar

Mevlüt Yiğit

02-05-2011 07:00


İktisadın tanımında şöyle bir mantık vardır; Efendim insanların istek ve ihtiyaçları sonsuzdur. Bu ihtiyaçları karşılayacak kaynaklar ise azdır veya kıttır. İşte bu kıt kaynaklardan sonsuz ihtiyaçları karşılama sanatına ‘iktisat’ denilir.
Yaratılışı itibarıyla insana baktığımızda; gönlü çok geniş, ufku dünyaları aşkın, istekleri sonsuz, emelleri bir ömre sığmayacak kadar çok ve hayattan beklediği ise sonsuz bir ömürdür.
İktisadın ise insan hayatına yön vermesi; dağcılık yapan insanların piknikteyken ellerindeki kaynaklarla ihtiyaçlarını karşılamada kısmalar azaltmalar ve temkinli davranma hareketleri gibi bir şeydir. Yoksa sonsuz yaşamayı arzu eden ve Cennet gibi bir mekan ve içindekilerle ancak tatmin olabilecek bir insanı iktisatla sınırlayarak mutlu edemezsiniz. İktisat mevcut fiili durumu zararsız olarak atlatma ameliyeleridir.
Bir de yeryüzüne baktığımız zaman yaratılan insanların ‘zaruri ihtiyaçlar’ını karşılayacak kadar kaynağın yaratıldığını görürüz. İnsanoğlu, bu kaynakları iktisatlı bir şekilde ve en acil ihtiyaçtan acil olmayan ihtiyaca doğru sıralama yapıp ona göre harcama yapmak zorundadır. Zaruri ihtiyaçları karşılayacak kaynakları zaruri olmayan yerlerde harcayıp sonra da aç kalmak insanların iktisatsızlığından başka bir şey değildir.
Sabah evinden çıktığında cebinde 10 lirası bulunan bir insan elindeki bu parayla sabah kahvaltısını yapıp, öğlen yemeğini yiyip ayrıca akşam evine çoluk çocuğuna yemek yapılacak bir şeyler alabilir. Bunu yapacakken sabah evden çıkar çıkmaz iyisinden 5 liraya bir sigara alıp kalan parasını da gördüğü bir oyuncağı küçük çocuğu oynasın diye harcayıp parasını bitiriyorsa bu o kişinin iktisatsızlığı ve zaruri ihtiyaç dururken zaruri olmayan ihtiyacına harcamasından kaynaklanır. O kişi o parayla sabah iki simit iki çay, öğlen ekmek zeytin yoğurt alsa ya da bir döner yese paranın yarısı artar. Kalan yarısı ile de üç ekmek ile patates veya mevsim sebzesi alsa akşam evine gidince ailecek bu aldıklarını yiyebilirler. Bu şekilde iktisatlı davranmakla kişinin kendine güveni artacağı gibi aç kalmaz ve kimseye de yalvarmaz.
Bir de iktisadın By Pass edildiği bir yer vardır ki o da; istek ve ihtiyaçların karıştırıldığı yerdir. Evden çıkarken ihtiyaç listesi yapıp çıkan kişi sadece bu listedekileri alıyorsa ihtiyaçlarını karşılamış olur.  Ama listede olmayan bir sürü şey daha almışsa satıcıların istek uyandırarak sattıklar eşyaları almış demektir. İşte bu noktada iktisat yerine israf yapılmış olur. Bir mağaza müdürü ‘ben müşterilerimi 15 dakika daha fazla mağaza içinde tutabilsem satışlarımı ikiye katlarım’ demesi de ihtiyaç ve isteklerin karıştırıldığına en açık bir delildir.
Yani uzun lafın kısası kıt kaynaklarla sonsuz ihtiyaçları karşılarken zaruri olan ihtiyaçtan başlayıp günlük rızkımız temin etme yoluna gideceğiz. Yoksa önce harcama yapıp, sonra da bu harcamaya kaynak bulmaya çalışmak iktisat değil başka bir şey olsa gerek.

Mevlüt Yiğit

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
1
Burak Tahir Bilici
Mevlüt Yiğit
Öğr. Gör. Ahmet Yaşar ZENGİN