Konya`nın Duvarları

Mevlüt Yiğit

02-03-2015 07:00


Duvar nasıl bir şeydir? Duvar, duvarlar aslında iyidir, iyi şeylerdir. Korur sizi gelecek olumsuzluklardan. Soğuktan korur, rüzgardan korur. Gelebilecek bütün zararlı şeylerden korur.

Ama duvar vardır ki o duvar senden korur. Hapiste yatarsın, başkalarını senden korur. Bir Arap atasözünde denir ki: Komşunla yakınlığın ne kadar fazla olursa olsun yine de aranda bir bahçe duvarı kalsın.

Konya'da da bu söze uyulmuş ki bahçe duvarları yapılmış zamanında. Bunların en eskilerinden birisi, Teksas durağı da denilen Alaattin meydanı yanındaki şimdi Öğretmenevi olarak kullanılan bina. Etrafında yıkılmaya yüz tutmuş duvarları görürsünüz. O duvarlar tarihi bir değer taşıyıp Arkeolojik olarak yıkılamaz raporu verilmiş yerler midir bilemeyoruz. Ama Anayasa'nın 'Değiştirilemez' maddeleri gibi hiç bir zaman yıkılamayacakmış gibi duruyor orada. 

Valilik civarında Şerafeddin Camii civarında hiç bir duvar yok. Şems-i Tebrizi Kabristanı (şimdi Parkı oldu) etrafında herhangi bir duvar yok. Duvar olmaması bir sorun teşkil etmiyor. Aksine gelip geçen insanlar ferah bir parkla karşılaşıyor.

Selçuk Üniversitesi Türkiye'nin en önemli Üniversitelerinden birisi. Hatta Öğrencisi En çok olan Üniversitesi olarak da anılıyor. Dinamik bir yapısı var. İhtiyaç duyduğu binayı yurt olsun, idari bina olsun hemen dikiveriyor. Hatta Rektörlük konağı da yaptılar gayet şık bir bina. Yakışır o kadar büyük bir üniversiteye bir Rektörlük Konağı. Ama Karatay Müzesi Karşısında Selçuk Üniversitesi Rektörlük binası olarak hizmet veren tarihi bir bina var. Konya'nın en kıymetli binalarından birisi. Fakat, Selçuk Üniversitesi Rektörlük binasının Ankara Caddesi'ne bakan duvarlarını gören; "Bu duvarlar, Yarıaçık Cezaevi duvarı mı, yoksa Çumra ovasındaki filan ağanın çiftliğinin etrafına çekilmiş ihata duvarı mı? diye sorası geliyor. Koskoca Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü'ne hizmet veren o binanın çevre duvarları bir üniversiteye hiç yakışmıyor. Ya kaplanmalı daha estetik bir kaplama taşı ile ya da yıkılmalı. 

Bir başka yıkılası duvar da yine Şems civarında, Sultan Veled Caddesi'ne bakan Kredi ve Yurtlar Kurumu binasının etrafını çeviren duvarlar. (Gerçi bir müddet daha beklense o duvarlar kendiliğinden yıkılacak) Bu duvarlar da o tarihi ve mükemmel binaların etrafını sararak metruk binalarmış havası veriyor.

Bazen bu duvarlar illa ki taştan olması gerekmiyor. Mazılardan bitkilerden ve çukurlardan oluşan duvarlar da var. Bunların Devlet binalarında olması da gerekmiyor. Bir işyerinin anacadde ile bağlantısı arasına yapılmış duvarlar o işyerinin değerini öldürüyor. Kimse kiraya bile tutmak istemiyor böyle bir işyerini.

Aslında Konya Büyükşehir Belediyesi el attığı ve yenilediği yerlerde eleştiriye mahal bırakmayacak kadar güzel işler yapıyor. Buna Beşyol Kavşağı'nda yaptığı çalışmaları örnek gösterebiliriz. Eskiden Fuar alanı denilen Konya Kültür Parkı'nda ve Mevlana Türbesi Alaattin Caddesi tarafında yaptıkları yenilemeleri örnek gösterebiliriz.

Bizimki akıl vermek değil. Ama gezerken karşılaştığımız, "Böyle olsa Konyamız daha güzel olmaz mı?" diye düşündüğümüz, düşüncelerimizi de yazılı hale getirdiğimiz hayaller...

Daha güzel bir Konya Şehri özlemindekilere selamlarımla...

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
1
Burak Tahir Bilici
Mevlüt Yiğit
Öğr. Gör. Ahmet Yaşar ZENGİN