SEÇİMİN ANALİZİ

Öğr. Gör. Ahmet Yaşar ZENGİN

11-06-2015 07:00


Seçimden sonra akla gelen ilk konu, kaybedenler ve kazananlardır. Aslında konuya böyle bakmıyorum. Halk dediğimiz kral, siyasilere talimat verdi. Söz konusu talimatı birileri emir olarak telakki, birileri ise rica, birileri ise tamamen kendi mahareti olarak sayar. Ama bir geçek vardır ki halk kibir sevmez, kibir yapana da haddini bildirir. İşte bu seçimde hangi siyasi parti ne ektiğini halk onu gördü cevabını verdi ve sarı kartı da gösterdi… 

AKP ön seçim yapmış ama STK yoklamalarının torbaları Ankara’ya varmadan listeye gireceklerin isimleri önceden belirlendiği kanaati hâsıl oldu. Ön seçimlerin yapıldığı mekânda sonuçlar belirtilmediği için ister istemez bu davranış bir güvensizlik doğurduğu gibi küskünlerin de sayısını artırdı.

Rehavet, AKP tabanında çok net bir şekilde görülmeye başlandı. İl ve ilçe seçim kurullarında görevli olanlar, bizim çalışmamıza gerek yoktur. Genel başkan gelir burada bir konuşma yapar oyları toplar gider. Ev, sokak ve caddeleri dolaşıp oy toplayamayız. Yani 2002 seçimlerinde olduğu gibi kapı çalıp, gerçekleri anlatma ruhu yoktu il ve ilçe teşkilatların bazılarında. Mütevazı anlayışın yerine şımarık davranışlar hâkim oldu… 

Doğu ve Güney Anadolu Bölgesinde yanlış adaylarda ısrar edildi… AKP lideri Ahmet Davutoğlu, 81 ili dolaşırken, kendi seçim bölgesine adım atmayan siyasiler, seçim bölgelerinde çalışmayan ve rehavet içinde olan teşkilat mensupları halkın ayağına gitmediler… İstanbul başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu’daki adayların bazıları, bölgelerine çok yabancı. Bu anlayışı HDP çok güzel bir şekilde değerlendirdi…

Dindarlarla bağ koparıldı. Dindar tabana sırt dönüldüğü kanaati yaygınlaştı. Birçok AKP’li dindar bu halde oy vermemiz vebal olur anlayışı ile sandığa gitmedi. AKP, Doğu ve Güneydoğu illerinde muhafazakâr insanların HDP’ye kaçmasını engellemedi veya engelleyemedi. Egemen Bağış’ın “(Haşa) Bakara- Makara” ifadeleri bazı dindarların AKP’den uzaklaşmasına neden oldu. 

AKP, Çözüm sürecini kendisinin başlattığını anlatamadı ve inandıramadı… Burada çözüm sürecinin kahramanı olarak muhafazakâr Kürt vatandaşlarımız, HDP’yi gördü…

AKP, MHP’den almış olduğu oylar, bu seçimde tekrar MHP’ye döndü. Bunun nedeni MHP’nin marifeti değildir. Kürt milliyetçiliği anlayışı ile HDP Kürtlerin oylarını toplamasından korkan AKP’deki Türk milliyetçi oylar tekrar MHP’ye zorunlu dönüş yaptı.

Diğer bir konu ise CHP ve MHP Doğu ve Güney Doğu illerinde yoktular. CHP ve MHP fiilen Doğu ve Güney Doğu’yu bir Kürt eyaleti olarak HDP’ye sundular. Hatta CHP’nin kalesi Tunceli’yi HDP’ye teslim ettiğini görüyoruz. Bundan da şunu anlıyoruz ki CHP ile MHP Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde olmamaları sol ve muhafazakâr oyların HDP’ye kaymasına, Kürt Milliyetçiliği olgusunun oluşmasına neden olundu…

Seçimden kazançlı çıkan HDP, AKP’nin rehavetini, CHP ve MHP’nin Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesinde olmamasını ve milliyetçilik anlayışını fırsata dönüştürdü. 

CHP, bol keseden attı, milletin gerçeği ile örtüşmeyen vaatlerin oy kaybına neden olduğunu gördük. Ama ön seçimlerde gösterdiği netlik CHP tabanında güven tazeledi…

Bu seçimde kazanan siyasi partiler HDP ve MHP, kan kaybeden siyasi partiler AKP ve CHP ve diğer siyasi partiler oturup öz eleştiri yapmalıdırlar… Aklım kestiği kadar bir vatandaş olarak tavsiyede bulunmak istiyorum…

AKP, Ahmet Davutoğlu, 81 ili dolaşırken, kendi seçim bölgesine adım atmayan siyasiler, seçim bölgelerinde çalışmayan, halkın ayağına gitmeyen rehavet içinde olan teşkilatlar, 2002 yılındaki teşkilatın mütevazı ve çalışkan ruhu aşılanmalıdır.

Çözüm sürecini HDP başlatmadığını ve sürecin kahramanı olmadığını muhafazakâr Kürt vatandaşlarımıza kapı kapı dolaşarak anlatabilecek il ve ilçe teşkilatları oluşturulmalıdır. 

CHP ve MHP, Doğu ve Güneydoğu illerinde varlıklarını hissettirmeli paylarına düşen oyları alabilmeleri için, il ve ilçe teşkilatlarına 70 li yıllardaki teşkilatların ruhu verilmelidir.   

CHP’ye ve MHP’ye gönül verenler, CHP ve MHP’nin Doğu ve Güneydoğu illerinde olmamaları, fiilen Doğu ve Güneydoğu’yu bir Kürt eyaleti olarak HDP’nin kucağına itilmesi konusunda CHP ve MHP öz eleştiri yapmalıdır. 

2015 seçimlerinde Türk ve Kürt milliyetçi oylar yükselişe geçti… Abdülhamit döneminde İttihat Terakki Cemiyetinin Türk Milliyetçisini ortaya atıp 10 yılda Osmanlı İmparatorluğunun parçalanmasına neden olmuştu… Bu vesileyle AKP, CHP ve MHP’nin genel başkanları üç ayda bir Doğu ve Güneydoğuya gitmelidir, Biz, sadece seçimde değil, her zaman yanınızdayız mesajı verilmelidir. Diğer taraftan da HDP’nin Türkiye partisi olması için zemin hazırlanmalıdır. 

Çünkü asıl olan DEVLETİN BÜTÜNLÜĞÜDÜR…  

Saygılarımla…

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
1
Burak Tahir Bilici
Mevlüt Yiğit
Öğr. Gör. Ahmet Yaşar ZENGİN