Şeytanlar Haber Çalar

Mevlüt Yiğit

12-06-2011 07:00


Şeytanlar haber çalarlar. Kahinlere çaldıkları bu haberi servis ederler. Kahinler de bu çalıntı haberleri yaşanması muhtemel olaylarla harmanlayıp kehanette bulunurlar. *

Kahinlerin şeytanlardan aldıkları bilgiler eşiğinde yaptıkları ve tutan kehanetleri meşhur olur genelde. Kimse de tutup "Kahinlerin tutturamadıkları tahminler" diye bir konuyu uzun uzun yazmadı bu güne kadar. Yazsaydı şayet, tutturdukları kehanetlerden daha çok yanıldıklarını herkes görürdü.
Şeytanlar haber çalmaya devam eder. Ne de olsa şeytan için bir sevap günah korkusu yok. Ahirette neden bu haberi çaldın diye sorguya da tabi olmayacak. Dünyadaki kanunlar da Şeytan'dan davacı olmuyor haber çaldığı için. Şeytanın yerinde kim olsa haber çalar ve kendi emrine girmiş olanlara servis eder. Öylelikle onların gönlündeki yerini perçinler.
Şeytan haber çalar. Asr-ı saadetten önce de çalardı semalardan şimdi de çalmaya devam ediyor. Peki şeytanı bu huyundan vazgeçirmek mümkün mü? Ya da Şeytan'ın ıslahı mümkün müdür? Mümkünse bunu ıslah edecek yürek kimde bulunur?
Âlemin ifsada doğru son süratle gittiği bir hengâmda birileri çıkıp suyu tersine doğru akıtmaya kalkacak, ıslah ile uğraşacak ve bu gidişe dur diyecektir. Bu dur deme ile ifsatlar susacak, akan sular durulacak ve âlem düzelecek midir? Elbette bütün olarak düşünülürse: Hayır! Hayır diyoruz çünkü yeryüzü kurulalı dengeler, bir o tarafa bir bu tarafa geçse de bir türlü ne ifsadın önü alınabilmiş, ne e ıslah hareketleri sona erip bitmiş, ne de bu karşılıklı mücadele bitip son bulmuştur.
Peki Şeytan ıslah edilmeye kalkılırsa ne olur? Birileri çıkar derse ki ben herkesi ıslah ederim. Ötekini, berikini, inadı, kötüyü ve daha kötüyü ıslah ederim derse ne olur? Belki iddiasını doğrulayacak birkaç hamle gerçekleştirebilir.
Ama biri çıkıp ‘Ben şeytanı da ıslah ederim onu da yola getirir, diz çöktürür hizaya getiririm’ derse, ona muvaffak olamaz ve asla başaramayacağı bir iddiada bulunmuş olur.
Şeytanın yaptığı nedir ki: Şeytan bütün ömrünü kötülük yapmaya ve kötülük yaptırmaya adamış, yaptığı her hayırlı gibi görünen işlerin arkasında bile bir zaman gelir ben bununla hangi kişiye hile yaparım hesabı olan bir davranış içindedir.
Şeytan asla ıslah olmayı düşünmediği gibi, kendini ıslaha yönelik her hamleyi da boşa çıkaran bir tavır içindedir. O,insanlara yanlış hareketler yaptırmayı bir başarı sayar. Yalan söylemek biricik vasfıdır. Gereken gerekmeyen yerde yalan söyleyerek insanların yanlış bilgilere sahip olması onu zevkten zevke götürür.
En çok zevk aldığı hareket ise karı-kocanın birbirinden ayrılması için sarf edilen çabalardır. Şeytan akşam olduğunda avenelerini toplar ve hepsine bugün ne yaptıklarını tek tek anlattırır. Hepsi muhtelif günahlar işlemiş ve işlettirmiştir. Hiçbirisi takdir görmez büyük şeytandan. Nihayet birisi söz alır ve der ki, ben bugün bir ailede karı-kocanın arasını açtım. Büyük şeytan ona, gel der, ‘günün şeytanı’ sensin. En büyük ödülü sen hak ettin der.
İşte ne şeytan ıslah olur, ne de şeytanı ıslah etmeye çalışan kişi muvaffak olabilir. İyisi mi bırakalım şeytanı ıslah etmeyi de nefsimize biraz çeki düzen verelim. Belki o zaman hiç olmazsa biz kurtulabiliriz. İblis ve Şeytanı bırakın, Yaratan adaleti ile nereye koyarsa orda hak ettiğini bulsun.

Şeytan haber de çalar zurna da çalar ve Şeytan şeytanlığına devam eder. Biz kendi işimize bakalım.

Mevlüt Yiğit

Kaynak: (e-ha)  

 

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
1
Burak Tahir Bilici
Mevlüt Yiğit
Öğr. Gör. Ahmet Yaşar ZENGİN