Siyaset Nedir?

Mevlüt Yiğit

28-02-2014 07:00


Siyaset: Olan ile olması gereken arasında olabileni yapma sanatıdır. Var olan bir durum vardır ve vahimdir. Olması gereken ise güzel şeylerdir. Ama siyasetçi bu olması gerekenlerin bir kısmını yapar. Yani olabileni yapar ve siyaseten muvaffak olur.

Bir beldeye gider örneğin. O beldenin yolu olmadığı için katır sırtında gider. Belde sakinlerine söz verir: "Sizin yolunuzu yapacağım." diye.

Seçimde seçilir ve yolların yapılması için mücadele eder. İş makineleri gelir ve bir yol açarlar artık traktörler gidebilmektedir. Bir sonraki seçim dönemi gelmiştir. Beldeye siyasetçi yine gelir. Belde halkı der ki: Hani yolumuz? Siyasetçi de artık ciple geldiği için; "İşte yolunuz, bakın ben ciple gelebildim." der. Siyasetçi o yolları ancak stabilize yol olarak yapılabilmiştir. Oysa yapılması gereken asfalt bir yoldur. O yol için bir vaat daha edilir ve olan ile olması gereken arasındaki yapılan iş siyasettir.


Siyaset başka nedir?

Siyaset: Muhtarlık seçimlerinde bile senin adayına oy vermeyen komşularını münafıklıkla suçlamaktır.

Siyaset: Seçilip seçilmeyeceğin belli olmamakla birlikte meydanlarda yalan söylemektir.

Siyaset daha başka nedir? Uygulamaya gelince; Miting meydanında seni dinleyenlere olmayan bir şeyi, "Yapmadık mı? diye sormaktır. Dinleyenler açısından ise doğrusunu bilmekle beraber yüz ifadelerinde "Yalan söylüyorsun" duraklamasından sonra alkışlamaktır. Siyasetçi yalan söylediğinin farkında, yalanının anlaşıldığının da farkında. Sonuç: Siyasetçi yalanlara devam, dinleyenler alkışlamaya devam. Kendi kendimizi kandırma (!) sanatı.

En iyisi, iyisi, de desen kötüsü ve daha kötüsü de desen değişen bir şey yok. Siyasetçi siyasetçidir. Bunu böyle kabul etmezsen, siyasetçiden gördüğün her dirsekle şaşırır kalırsın.

Siyasetçide yapı şu şekilde gelişmiştir maalesef: Parti menfaati mi ülke menfaatimi denildiğinde, Parti öncelikli olur. Parti menfaati ile şahsi menfaati karşı karşıya geldiğinde ise kendi menfaati ön plana çıkar. Bütün bunları bilir kabullenirsen şaşırmana gerek kalmaz. Siyasetçiyi hata yapmaz melekvari bir varlık kabul edersen; karşılaştığın ilk hatada hayal kırıklığına uğrarsın. Ya da gördüğün şeyleri başka şeylere yormaya kalkarsın.

Kalan parayla "villalardan bir kaç tane alırım" der. Hüsnü zan eden biri de: "Onlar ümmetin zekat olarak verdikleri paraydı." der. Milletin zekatı ile şahsi villa almanın ne demek olduğunu akledemeyecek kadar akıl tutulmasına düçar olmuş demektir.

İşte bu siyasetçiler olması gereken ile olan arasında olabileni yapıp giderler. İnsanın gerçekten hayret etmesine hiç gerek yok. 

 

(Bir sonraki yazı: Seçim Nedir?)

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
1
Burak Tahir Bilici
Mevlüt Yiğit
Öğr. Gör. Ahmet Yaşar ZENGİN