TEPEDE KAVGA OLMAZ!..

Öğr. Gör. Ahmet Yaşar ZENGİN

03-04-2014 07:00


İyi yönetim, tepede kavgayı kabul etmez, ortak akıl ve uyumlu çalışmayı ister. Bazıları ortak akıl ve uyum istemez, kargaşa ister. Çünkü darbe yapabilmek için mazeret bulması gerekir.  Ortak akıl ve uyumlu çalışma olmadığı yerde kavga vardır, zarar vardır, kargaşa vardır. Onun için kargaşanın olduğu ve ortak akılın olmadığı yerde darbe geliyorum der… 

Darbe demek, ekonominin zayıflamasıdır. Darbe demek dünyadaki saygınlığın yok olmasıdır. Darbe demek,   işkence ve ölümdür. Darbe demek birilerinin işini kaybetmesi, birilerinin zengin olmasıdır. İşte o birilerin, işini kaybetmesi kul hakkıdır. Karşıdaki insanları ahmak yerine koymak veya kendi çıkarı için sen de benim gibi düşüneceksin veya ben senin yerine düşüneyim şeklinde zorlamak da kul hakkıdır. 

Geri dönüp baktığımızda kibir ve kıskançlık yüzünden söz konusu olumsuzlukları hep yaşadık ama hiçbir zaman ders alamadık… Galiba bu gidişle de hiçbir zaman ders almaya niyetimiz yoktur gibi bir eğilim vardır... 

Bize yol gösteren Kur’an-ı Kerimi okumuyoruz. Tefsir okumuyoruz. Hadis okumuyoruz.  Peygamber Efendimizin yaşantısını örnek almıyoruz. Birilerini kandırmak için Kitap, hadis, peygamber gibi kelimeleri kullanıyoruz. Yapılan istişarelerin doğru olup olmadığını tartmak için, Kur’an-ı Kerim, sünnet, icma ve kıyas gibi kaynaklara başvurmuyoruz veya birileri bu kaynaklardan bizi özellikle uzak tutuyor. Söz konusu kaynaklardan uzak tutmasının nedeni, bizi daha kolay yönetmek veya aklımızı kiraya vermeyi kolaylaştırmak için… Sonuçta fitne, fesat, yalan, iftira, kıskançlık ve kibir gibi alışkanlıklar ister istemez zuhur ediyor.

Geçmişte Turgut Özal ile Süleyman Demirel’in, genelkurmayın hükümet ile kavga etmesi, darbeyi teşvik etmiş hem ekonominin zayıf düşmesine hem de dünyada devletimizin saygınlık kaybetmesine neden olmuştur. 07.01.2009 tarihinde Kastamonu Postasında yazmış olduğum Genel Kurmay eski Başkanı Hilmi Özkök’ün de övgüsüne mazhar olan “Ağalar, Kavga Ederse Ne Olur?” yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum.

“AĞALAR, KAVGA EDERSE NE OLUR?

Geçmişte olduğu gibi bugün de iktidar olabilmek için tepedekilerin kavgalarından idare edilenler, adeta işkence gördü. Faturayı da halk ödedi ve ödüyor. Savunmasız insanlar, işlerinden oluyor. İşte buna iki örnek. 1990’lı yılların başında Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Başbakan Süleyman Demirel arasındaki bir olayı nakletmek istiyorum.

 Karadeniz Ekonomi İşbirliği Toplantısı için komşu devletlerin başbakanları ve Cumhurbaşkanları Türkiye’ye gelecek. Her zaman olduğu gibi misafirleri, ev sahibi sıfatıyla Cumhurbaşkanı Turgut Özal karşılaması gerekiyordu. Süleyman Demirel ise,

 

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
1
Burak Tahir Bilici
Mevlüt Yiğit
Öğr. Gör. Ahmet Yaşar ZENGİN